Ayrılıktan yana kaç şarkı varsa Hepsini bu akşam çal benim için Tüm zarar ziyanın hesabı bende Birkaç sitem daha kal benim için Tüm zarar ziyanın hesabı bende Birkaç sitem daha kal benim için
Pişmanlık duyup da bir gün anarsan Neredeyim, nasılım diye sorarsan Pişmanlık duyup da bir gün anarsan Neredeyim, nasılım diye sorarsan
Bir ayrılık şarkısı seç Sessizce çal benim için Yüreğin ellerinde Öylece kal benim için
Aynanın karşısına geç Yüzüne bak benim için Eğer ki ağlıyorsan Bu yaşlar bizim için
Bende emanetin her neyin varsa Al da mabedimi yık benim için Böyle paramparça yaşamaktansa Kalbime bir kurşun sık benim için Böyle paramparça yaşamaktansa Kalbime bir kurşun sık benim için
Pişmanlık duyup da bir gün anarsan Neredeyim, nasılım beni sorarsan Pişmanlık duyup da bir gün anarsan Neredeyim, nasılım beni sorarsan
Bir ayrılık şarkısı seç Sessizce çal benim için Yüreğin ellerimde Öylece kal benim için
Aynanın karşısına geç Yüzüne bak benim için Eğer ki ağlıyorsan Bu yaşlar bizim için
Anam..anacigim…
uc sey yeter mi sana bilmiyorum, askimi sana anlatmaya yetsin diye atlarmiyim diye korkuyorum, titiriyorum anam, anacigim.
seni hala ruyamda gormedim, goremedim….hayirlara mi sayayim serre mi yorayim bilmiyorum…ama terle korku ile uyanacagimi bilsem de seni gormeye cok ihtiyacim var anacim. beni bana biraktigin, benim benim bildigim gibi yapmama musade ettigin, beni bana emanet ettigin son donemlerimizi de beni benden sakindigin bana benim icin gozkulak oldugun zamanlarimizi da ozluyorum anacimi eksigini, yoklugunu yoksunlugunu hissediyorum anacigim. sana olan ozlemimi sana olan sadakatimi sana kalan varligimi hatirlatsin, seni sonsuzlukta oylece asili birakmak, seni tanimayanlarin hakkinda, senle ilintisi olmasa dahi iki dakika hayalini kurmalari icin paylastim hikayelerini, hikayelerimiz, az biraz da seni filmin kotu ama sevimli kahramani olarak. sanki munir ozkul gibi, hulusi kentmen gibi. Gargamel veya Kırmızı Baslikli Kızdaki Kurt veya Malefiz gibi, hikayeyi birde onlardan duymak gerektigi gibi, benim hikayelerimin senden duyulan kismini keske duysalardi, ne gulerlerdi.
Nedendir bilmiyorum, bilemiyorum ama annecigim senle hatiralarimiz diye ne zaman dusunsem, neden!neden? bilmiyorum ama Konyadaki evimizde, o yaz ogleden sonrasi ben uyuklarken senin benim daginikligimla da ilgisi var diye animsiyorum, dayimlarin gonderdigi, petrol mavisi ve bana erkeklerin dugme ilikleri sagdan sola, kadinlarin ise soldan saga oldugu bilgisini de ogrendigim gomlegi parcalaman, parcalama anisi geliyor. O iki, benzer gomlekten ilki abime gştmisti ve ben rengini sevmemistim, ama bunu nedense sevmistim. Bu neden bizim animiz oldu bilmiyorum anacigim. Kopnya’nin yaz ogleden sonralari veya sabahlari agabeyimle bizim odamiza vuran gunes. Ne kadar da gecmis gitmis boslukta. Uzayda acaba birgun, o yasanan gunlere ait konusmalari yakalayan birisi olacak mi? Yakalayan icin birsey iface edecek mi? bunlarin cevabi belli ama, zamanda yolculuk mumkun mu diye soruldugunda Celal Sengor’e, cevabi soyle olmustu: “gecmise gitmek mumkun” ama “gecmisi degistiremeyiz, sadece gecmise gider ve izleriz”. O dinazorlari gorebilecegimizi soyluyor ama ben gecmise gidip senin migreninin tuttugu o pazar gunune gidip, cozulmesi gereken tum sorulari cozmek veya okunmasi gereken tum CinAli’leri okuyup bitirmek ve seni mutlu etmek isterdim. Hikayem var, her kararimda seni mutlu etmek benim icin gizli bir hedefmis. Bunu cok anlatmisligim oldu ama iyi ki bunun farkina varmisin diyorum, sonra sana bunu itiraf edemezdim, evet Anacim, senin mutlu olman benim icin onemliydi, sonrada sana karsi karar almakta benim icin onemliydi. Sen nasil gordun Anacim biliyorum, oglum kendi kanatlari ile ucabiliyor dedin. Bana olmaz dediginde benim yapmaya kudretim oldugumda, yapip ta kanatlarimin altina aldigimda sizi, sen de memnun oldun, bu kus ucuyor artik diye. Keske hep omur burda olsaydin da her isimi seni mutlu etmeye adasaydim ve seni mutsuz ettigimde aslinda sen gurulansaydin.
Sana aldigimiz anneler gunu ayakabisini hatirliyorum, bir defa giyip resim cektirmistin, sonra da bir daha giymek kismet olmadi, yuksek topuklari. Babam, agam ve ben zaten haberdar degildim, koylulugumuze ver erkekligimize ver. Anacigim seni oyle hatirliyorum.
Koca evrende kimse bilmiyor annecigim, bugun gozyasi dokuyorum senin olumune. Ikik ay gecmis, ama bugun agliyorum anacigim. Anacigim, oyle kucuk kaldim ki neye agladigimi neyin yoklugunu hissettigimi bilen yok. Idil yukarda, bilmiyor. Agam izmirde onun da haberi yok anacigim. Koca evrende ben zaten bir toz zerresi isem, bu toz zerresinin iki dokulen yasinin nasil degeri olur, degerine kim paha bicer annecigim. Adaletin olmadigi boylşe bir hayatta sen neden vardin anacigim, neden vardin ki beni yarattin, neden yarattin da beni yanliz koydun annecigim de yasimi, sana olan askimi sana olan yoksunlugumu, ozlemimi birbasima yasatiyorsun anacigim. Bu muydu bana verecegin son dersin. Anacim ne olur bana guc kudret ver anam, beni artik sinamayi birak allahaskina anne! Boyle sey olur mu? Sen beni yaratirken bana sormadiniz anam. Sen yarattin, sen buyuttun sen sekil verdin anacigim. Sen ucurdun beni yuvadan. Dustum belki uctum belki. Anacigim bana sordun mu ben ucmak istiyor muyum. Ucurdun anacigim beni, bana möucadele et benle de dedin, ama anacigim beni koyverecegini sen beni koyuverdiginde burada yalniz nasil yasayacagimi soylemedin anacigim. Anacigim, babam gidince dedim ya kime anlatacagim Ayva Cicegini, Leyleklerin gelisinde hosgeldiniz, gidisinde ise tez kavusalim, bahara gorusuruz guzeller ta ki o bahar ben olmayana kadar diyecegim dedim. Ama sensizlik leyleklerin gidisi degil anam, seninkisi ayva agacinin meyvasi degil veya anneannemnin evindeki visne agaci degil ki, anam seneye bahara gelir nasilsa diyeyim.
Yeni dedim Eda’ya, herseyin bir alacagi verecegi var ise herseyin bir ticareti ve hesabi var ve hesaplarin kapanmasi yenilerinin acilmasi icin gerek ise, anacigim senin hesabini biz kapatirdik. Ben cocukkenden koca adam olup, dualarimi yengemin verdigi “rabbi zihni ilmen ve fennen” (ben sinavlara girmeden oku diye vermisti gercegi: Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve elhıgnî bissâlihîn) i uc defa okuyup, dileklerimin kabulu icin 7 defa “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ Hû, aleyhi tevekkeltu ve Huve rabbül arşıl azîm” okumamin arkasinda, Tanriya size, benden omur alarak uzun omurler vermesi icin yillaca dua ettim. Ben dusundum ki anacigim, ben gencim ve bende yasanacak daha uzun omur var ve benden kesilsin sana babama verilsin diye gonullu oldum anacigim. İstedimki sensiz kalmayayim anacigim. Yasananlar hep yalanmis anacigim, anlattiklarim da oyle. Babami tekrar bulmak, 40 yasindan sonra bana nasip oldu ama anacigim seni tekrar bulmak bana ne zaman nasip olacak anacigim.
Anacigim benim azindan seni tekrar ruyamda gormek, gormek degil de konusmak dilegim var. Goreyim konusayim da anacigim ardindan beni, tam tam o an uyandirsinlar anacigim, uyandirsinlar ki ruyamdaki mutlulugumu saniye de olsa hayatta bu dunyada nefes alirken yasayayim, ruyada gulerken, gulerek uyanmanin sacmaligini ve acıklanamazligini yasat bana anacigim.
Bir turlu gelemiyorum anacigim baslayip ta devamini getiremedigim o ozet tariflerime. Korkumu soyledim Eda’ya anacigim. Korkuyorum, yazarsam, yazilara dokersem acaba o hislerimin canliligi solar da kaybolur mu? Etem dedenin GulKurusu bana bircok sey ifade ediyor, ama baska ifade eden var mi bilmiyorum anacigim. Seninle, senin icin senden dolayi buldum ve sakliyorum anacigim, kutuphanemin gozbebegi onlar. Anacigim, simdi baktim Nadir Kitaba, bir tane satiliyordu ve onu da satinaldim anacigim. Anacim, sen ben bakisiyor muyuz? Bana bakiyor musun? Diliyorum bakiyorsundur anam, gecenin karanliginda yildizlardaki dedenin yakininda, baldirima cizdigim yildizdan bakiyorsundur dilerim, bizi belalardan korumasi icin duana hep ihtiyacim oldu anacigim. Kutupanemde senle ilgili Eleskir kitabini biliyorum anacigim, Eda biliyor baska kimse bilmiyor anacigim, anşlatsam anlarlar mi, dinle desem dinlerler mi? dinleseler de kalir mi anacigim benden sonra bilmiyorum anacigim.
Bu sarki seninle benim icin anacigim. Burada agliyorsam, gozumdeki yaslardan yazamiyorsam, pismanlik duyuyorum ve seni aniyorum anacigim, nerdesin nasilsin degil ama ne zaman kavusacagiz diye agliyorum anacigim, sessizce caliyorum anacigim, kalbim kendi ellerimde kuruyor anacigim, gozlerimde akan yaslarda senin icin, bizim icin annecigim. Yasimi bilemiyorum, neresinden tutarim, neresinde salarim da biter bilmiyorum anacigim, tek diyecegim sen benim ayrilik sarkimsin anacigim. Oyle ozledim anacigim.
Anacigim her yasinda yanagina dokundugumda ellerimde kalan neyse, su an parmaklarimin sırtında sızı gibi kaldi anacigim. O bana beni ayakta tutan, beni tekrar kalkip ayaga, mucadeleye devam ettiren guvenin oldu. Cocukken son haftanin sali gunu din dersi sozlusune gitmeye cesaret verdi, buyudugumde basarmak icin ihtşyacim olan kudreti verdi bana anacigim.
Otekisi ise, kemiklerinin ciktigi, ölümüne yaptigimiz yolculuklarda kollarşinin arasindan, arkadan sarilipta kirmadan canini yakmadan seni sardigimda, anacigim hadi dik dur, sirtini bana ver dedigimde, kurek kemiklerinin cikmis uclarini benim gogus uclarima degmesi ile “anam, oglum burda arkamda, bana duvar olur, bana destektir o beni korur gozetir kollar tutar, sarar, oglum benim” diye dusunuyordur dedirttigin icin sagol anacigim. Sen beni dogurdun, ölü dogdu deiler sana, ebem ise beni soguk su sicak su deyip hayata getirdi diye anlattiniz bana benim boynuma dolanan kordon bagini. Ana o gun ben ölü dogdum ama hayata dondum, sana olan bu borcumu ben odeyemedim bir turlu. Dualarimin konusu bu oldu, benden al anama babama ver dedim olmadi, hesabi kesmek bu kadar kesindi de,i senin kadar kucuk kadina neden hesap gereksin ki, bilemiyorum. Anacim seni, sevgini, sozunu, susunu, huyunu, suyunu…neyini ozleyecegimi bile bilmiyorum.
Dusen yildirim yaktigi agac gibi beni ortamdan yarip ta topraga girdin giriyorsun anacigim ama gectigin heryeri dağlayarak yakarak komur ederek karartiyor anacigimm yoklugun. Bu birgun senin evine gonderdigim Migros siparisi, oteki gun idil’in bir sozu, sonraki gun Babamin agacinda cakilş duran Seftali’nin madalyonunda, gecen haftada Ailecek’e mesaj olarak paylasacagim İdil’in davul dersi videosunu son dakika gondermekten vazgectigimde oluyor.
Herseyi yerine koydum bugune kadar. Kelebek’i gittim buldum aldim koydum. İnsan Postu’nu buldum koydum, GulKurusu, sen gozun gibi baktin ben bes yaptim, yuregime tas bastim ama sart ise neyin yoklugu ise yoklugunu cozdum, yerine koydum. Bosa dustum is icat ettim, terse dustum koptu yaptım, olmadi dondum Allah a yakardim dua ettim, tevekkul edene kadar cabaladim ama yaptim. Sen vardin, Babamin yokluguna kendime yalanlar yasattim, var dedim nasilsa, sadece kanepede onun olmadigini gordugum izmir gunleri haric kendimi idare ettim, edebildim. Tek yapamadigim anacigim, o ozensiz gecen ve bazen de simdi kendime lanet ettigim o pazar gunlerinin 2 dakika hadi olsun 3 dakikayi, senle iki cumle ettigim telefon konusmalarini dolduramiyorum anacigim. Bu benim dolduramadim o karlı daglar arasinda sinsice bekleyen sonsuzlugun yarığı oldu, dusersem cikamam diye korkuyorum anacigim. İste o pazar gunlerini aşmama yardim et anacigim, benim icin dua et bana güc kuvvet sağlık dile anacigim.
Özledim anacigim, bu gozyaslari hem bizim icin annecigim. Yolun acik olsun, vaktiyle koynunda tekrar uyumak dilegi ile Anacigim.
Mehmet abimi gordum sakalar yapiyordu ve mutluyduk. Guldu, cok gulduk. Bana tonik sisesini kopurtmus elinde raki kadehi var islatmaya calisti, Idil ile eleelevermisler, bense bir sekilde kurtuldum, sanirim elinden kapmaya calisip yere fiskirttilar ve benden kacarken cam pleksi korumaya carpti ve ben de bunu gorunce onu islatmaya kostururken topraga kendimi biraktim. Gul gul gul gulduk birlikte, oyle ferah guluyorduk ki … etrafimizda hep sevdiklerimiz vardi …. kimlerdi hatirlamiyorum,bilmiyorum ama agabeyim vardi anam vardi sanirim dogukan vardi ama kim var ise etrafimizda hep sevdiklerimiz ve rahat hissettiklerimizdi, oyle rahat oyle keyifli oyle huzurlu ve oyle barisiktik ki….. ben uzundur boylesine gulup eglenmedim. ama mehmet abi hem muzur hem hinzir hem de komikti. Nur icinde yat e mi Mehmet abim..cocuklugumdan berisin…… sanirim bir selam caktin ote taraftan, keyfim yerinde alper, yapamadik cigkofteyi ama sen de dert ve kaygilardan arin…. eglen ve mutlu ol der gibi sanki….. nur icinde yat….Oyle guzel dillisin ki, oyle kibar oyle incesin ki…hep kullandigin soz gibi: Canimbenim…derdin her sozunde, oylesin ise….
1:53am 17 ocak sabaha karsi izmir Anamin evi….once hatirliyorum detaylari sabah yazarim dedim, sonra unutacagim kesin hep boyle oluyor, kalk yaz dedim kendi kendime. Boyle guzel hatira, unutulmasin dedim, pek guzel gordum Mehmet Agabeyimi.
Not: Ortam yazlik gibiydi, sanki Igrim deki nehir yataginda olan toz toprak kum havalimani gibi, kum toprak gibiydi, penta koltuklar ve uzunca sofra masasi vardi… ama bu ruyanin ikinci kismi idi bu yazdiklarim…. ilk kisim yine cok ferah, mutlu, komik ve eglenceliydi ama hatirlayamiyorum…..
17 Ocak, Anamin ayakucunda yerde oturuyorum, Izmir 2024, 10:30
See who you are, how others perceive you, values of yours not visible to yourself, putting mirror to see your scale, be cool, believe in God and yourself, trust instincts, realistic approach etc……..Mature chapter of my professional life….expectations. monetizing all experiences , be a man for your priorities, negotiation is life!
Baktım da su aklıma cok yattı: Arkasında 40 itin havlamadiği Kurt, kurt degildir…Son 7 yılıma bakıyorum, o kadar çok primitive veya primat akli ile bu sirkette sursive edebilen veya etmesi kimsenin gozune batmamis insanla karsilastim ki sasiriyordum ve insanlari calismaya ve dogru olan icin calismaya ve aksiyon almaya zorladigimda herkesin bunu anlamasini beklemistim. Ama tecrubem bu insanlarin arkadan dolanarak (kimse yuzume cıkmaya cesaret edemiyordu veya belki o kadar donanımlı degildiler) benimle mucadeleye girdiler ki…sinsilik, kaypaklik veya iftira ile yol almaya calismak benim mucadele ettigim sey haline geldi.
Donup bakiyorum, insanlar basaridan korkuyor, basarilari icin ne yapmaları gerektigini dusunmekten aciz, calismak istemeyen ve calisinca da kole gibi calisip korku icerisinde ama arkadan hainlik yapacak kadar da assagiliktilar. Bu durumda kimden dostlar secmelisin diye dusundugumde de secebilecegin dostun olmadigini, dost olanlarında, benim karsimda hedefim olmama sansini, bir sekilde benle olan yakinliklari ile savusturmus ve bana yakin durup bundan kendilerine fayda saglayanlar oldugunu goruyorum. En yakın dedıgım kisi dahi, sartlar ve kosullar degistiginde kendi cikarları icin pozısyon alabiliyor…ama korkuyor ama belli etmeden ama biliyorum….bunun icin kizmaya gerek yok, cunku we are not friends, we are just doing business. Ben onlari kullandim simdi de kafamda iyice oturmali….ben yeni bşr oyun ve yeni kosullara gececegim ve geriye donup gecmisi ozlemek veya gecmise oykunmek degil dogru olan. Yeni durum ve yeni kosullar ve adaptasyon gerek. Darwin i hatırla. Kamufule ol, yeni KPIs ve yeni kosullar ve yeni kimliklere gore degis bir uctan bir uca. Artil eskik cikar birlikleri bugunun confict of interest i olabilir.
Dagildik cok. Simdi loyal olmam gerekenler farkli, pesinden kosacagim hedefler farkli olacak. Once kendimi ve bana loyal olanları ve beim loyalty mi hak edenleri onceliklendrmeliyim. Oyle de olacak. Otesi detay sadece bana. Eski desfter bu yazi ile kapandi.
Ne istiyorum? Basitce ve icgudusel….comfort zone….bir corporate a girip ilerlemek. İs assagi yukari belli, benefit ve sartlar da oyle. Ama gercek olan 2 yil hadi 3 yil, sans yaver giderse 5 yili gormez, bir degisklik daha olacak ufukta. Ama Dubai payroll oldugundan, son gelmeden hikayenin baska bir multinational a gecerim. Bu bir plan. Ama once teklifi masada gormem gerekiyo. Bunun icin calisacagim, sanki tek istegim buymus gibi. Dedin ki Tansu, iki aday var ve o kşsş ile mucade eedecegim. Ederim ve basaracagim, ama guzel olan teklifi masaya aldiktan sonra bil ki pazarlik baslayacak. Ama once ne kadar istedikleri satici oldugumu bir anlamalilar. Hayırlısıolsun.
Ne istiyoum, Fazil Hocanin dedigi gibi, danisman olarak satis yonetim ve trasformasyon konularında calismak. Az ama oz is yapmak istiyorum. Jacob un bana cok iyiligi dokundu. Bu tarafta onu yuzustu birakmam, ama onunlada masada bir plan ve teklif uzerinde konusmaya baslamam gerek. Su an Christmas holiday var ama ayin 5’i gibi konusmalara devam edecegiz. Kısmet bunu da analiz edecegim.
Ne istiyorum, Rifat abi ile konusuyorum. Mumin in bana cok ama cok destegi olmustur hep. Onu uzmek istemem ama ben bir sirket sahibi degil ben oranin GM si olarak calismak isterim. O sebeple Rifat abinin bunu dusunmesi gerek. Burada bana ne acabilir anmamiz gerek. Kismet olur mu olmaz mi bilmiyorum, ama durum bu.
Tarkan iyi niyetli ve bir resim ortaya koymaya calisiyor ama o taraf dursun biraz. Mert ile Ozkan’i unutmayacagim ve Husnucum seni 🙂 Okan her daim yanimdaydi. Demisler ya bana nasil dustun dıye soracaginiza bana agactan dusen birisini bulup getirin. Okan, Adem, Tolga! Cok tesekkurler. Iyi ki varsiniz. Beklentim zaten yuksek degil di ama kimin nasil duracagini bilmiyordum, iyi oldu. Erol, kactin ya yada kacamak kaldın ya, o da tamam. Belki deseydin, olm sen bize yuk gelirsin 🙂 Mesut delikanli adamsin olm! Saol. Funda gercek arkadassiniz. Halil abi de sen de oyle.
Dondum Evren ve Erhan! Herseyi konustuk, acik acik ayni Kutlay gibi. Riskleri biliyoruz. Ben bu isi yapabilirim diye dusunuyorum. Gozum kesiyor. Hic intikam istegim yok, hic kızgınlıgım olmasın diye ugrasiyorum. Hic beklenti yuklemiyorum. Ama ben bu isi yaparim, yapacagim ve istedigim sekli ile resmi degistirecegim. Degisecek. Sadece zaman, sabir, akil, bilge olacagim. İstek olacak, mucadele olacak ve istedigimi alana kadar saglam duracagim.
Bugune kadar boyle oldu, yine oyle olmaya devam edecek. Sakin olacak, kızmadan sabırla ilerieyecegiz. Birerbirer…usul usul, yavas seri adimlarla saglam basarak bu hayatta….
Texas Hold’Em Poker ve GO oyunlarını akıllarımızdan cikartmadan. Alani kontrol edecegiz.Musteriyi kontrol edecegiz. Bilgiyi kontrol edecegiz. Bunları kontrol eden herseyi yonetir.
P.S. Buraya bir time capsule koymak gerekiyor. Belki buraya tekrar donulup bakildiginda onumuzdeki Haziran ayinda veya Temmuz, olan kaygilar farklilasmis, su an kaygi olan seyler anlamsizlasmis, ve komik veya tebessumle hatiryacagşmiz seyler olmus olur. İnsallah oyle olur ve sagligimiz, huzurumuz, dinginligimiz daha da iyi olur ve kizimiza iyi bir yasam saglıyor oluruz.
…..surekli bir bocalamam vardi…bir sekilde hayatta karsilastigim sorun ve problemlere care bulmak ve kalici olarak adreslemek hayatimin da isimin de kendisi olmusken, cok garip, yasadigim hayata care bulamiyordum ve istedigim sekli ile gitmemesi icin tum gezegenler ayni hizaya gelmesin diye sanki ugrasanlar vardi. Bir hayat ona ortak olacak bir kadin olmadan anlamini kazanamaz ya, ben de bu tecrube ile mucadelemi bu yapida veriyordum. Yol karisikti, ben, karakterim, yonetis seklim, kadin, karakteri, yonetis sekli, onun tarafi benim tarafim, ona dahil olanlar, korkulari, edilen tehditler, onlari ne kadar ciddiye aldigi vsvs uzerine benim tecrube eksikligim belki vicdanim belki kiz ile ilgili konularda daha intoit olma istegim, kucuk aile olmanin getirdigi yalnizligi tolere etme istegim, erkek olmanin getirdigi sahip cikma ve bolgeyi olasi risklere karsi koruma ve doldurma istegi hatalar yaptirdi. Ama guzel olan hata ise hatayi kabul etme, veya daha iyi yonetebilir miyim sorusuna cevabim var ise o sekilde ilerleme yonunde kararlar alabildim. Ufakta olsa tefek te olsa gizledigim sakladig8m seylerin zararini gorup, bunlari aciklikla konusma ve boyle kucuk sirlardan kacinma istegim ile herseyi acmaya ve kavga cikma pahasina anlatma yolunu sectim. dusundum ki, acik olursam taktir gorur7m, ortak akil ile hatayi yapmadan onler alternatif ortaya koyar ve oyle ilerleriz. olmasi gereken de normal insanlar da boyle olur ya olmadi. zaten saygi duymadigim ve bir faydasinida gormedigim “sen sunu yaptin ben de bunu yaptim” diye karsilikli hatalari dizdigimiz ve sonsuza kadar cevapsiz birakarak sineye cekecegim tartisma ortaminda hemen karsi tarafin yaptiklarini soylemeye baslayinca zaten deliye donen, empati yapmaktan ozurlu, surekli kendini victimize eden ancak ve ancak ici, karsisindakin8 oldurunceye kadar hirpalayinca soguyan, az biraz mental ozurlu bir karsi taraf olunca, dur7m bambaska noktalara gidiyordu. Hersey alev alev tartisilirken bir anda dur tamam iknayim, icim sana kaynar denmesi de durumu daha da zorlastiriyordu. Gorunen o ki d7nyanin en mukemmel kisi olmadigim ortada ancak, iyi ve sadik olmak dendiginde ve bunu istiyor isem oyleydim. Ve kendime dedim ki buna dege4 ve bir gun dahi olsa bir yanlisim olmadi, cok degiskenli bir dunyada genel konu ile durusumun merkezi de ve oraya halel getirmeden hayati yasamak?! daha dogrusu yurutme cabam oldu. Pek cok sebep vardi oyle olmasi icin ve bu lari tumden kabul ettim, ve ona gore bir ik8nc8 kimlik ve ikinci bir hayat ve ikinci bir kisilik sahibi oldum. Ama geldig8m noktada ne mutlu oldum ne de hayallerime yaklasabildim. olan biten hersey, bir buyuk salkim soguk agacin8n altinda o agacin erken yazin hafif tebessum eden ruzgarinda, once Jabbar’in Hep olsan sarkis8 vardi once, simdi ise ayni sogut dallari benzer meltem ama simdi ayagimdaki sogukluk, gogusumdeki hazmedemedigim lokma kizimin “baba! benim annem nerde?” sorusu ve nanny’nin yastiklari birbirine vurarak kurtulmaya calistig8 dokulmus yapraklar ile olan mucadelenin hakli sesi, Ne degisti demeye korkar olmust7m, cok sey, mevsimler, taslar8n uzerinde tutan yosunlar artti, hayati hic durmadigi yerden mucade ile ilerletmek icin cabam, eklentiler ve cikanlar….. ama yola cikisimdaki niyet degismese de “bu evde hayat, sen kahkahalar, mutluluk ve yasam olacak” dedigimden aciga dustum.
babam gitti, evimin sevdikleri yaslaniyorlar ve onlarin olumu icin guc topluyorum hem de bahcem de yer….. biliyorum zor ve gozyasim dolu gecelerim olacak ama onlari asacagim, ama hayatimin gecbaharinda sermayem daha da degerli geliyor gozume ve ne yapt8m ben diye sormak aklima dahi gelmese bile, nasil oldu yahu diyorum, yasli amcamin pismanliklari ile hatirladigi genclik hatalarini az biraz nuktedan sekilde anlatirken sigarasindan bir nefes cekip gulumsemesini goruyorum kendim de. Oldu ya oldu ise, ben hala tolere eder ve yonetir8m derd8m ama, uyudum uyandim bahcede, elim telefona telefonda da sabahki olanlara gitti gozum de elim de kalb8m de….bak ne olmus….demis ki soyle oldu boyle 9ldu, sinav vsvs bende gormusum 2 saat sonra anlatmisin kizi olani biteni o da ilgilenmis kendin8 anlatmis….ben de kaygilanip aramisim yazismak yeni konusmak ic8n…o da acmamis ama yazmis annemle konus7yorum 09:20 :))) sonra “du cnm” demis…..iste o an benim radarima takilmis…bilir 9 neden diye sorarsaniz…sonra uzun surmus ama demisim ki “sen basitce yalancisin” demisim……gercekten de sonrasin yalan soyledigini kabul etti ama s7nla4 soylenmis arada gecen zamanda “ sana tek bir yalanim yok” demis,,,evet bu dogru, tek yalani yok…. 😉 “ben dogruyu soyluyorum” demis…”ve guvenini bugune kdr hakettigim bi adamin bana guvenmesini istiorum” demis 😉 “Bana guven”,”ben dogruyum”, “ben tamamim”, “hic bir zaman hata yapmadim sana” falan filan….. ne oldu…ekranini ak ve gormek istiyorum annenle k9nust7n mu diye….ne oldu biliyor musunuz…..oyle panik yapti ki…..oyle buyuk bir oyunun altina girdi ki becerisin8n ve yetenegin8n ve istegin8n otesinde arka arkaya sacmaladi….alelacele annesini evine otoparka gitti sanki ders calismk 8c8n annesine gidiyormuscasina…..oysaki kizi hastaydi…ardindan sabahin kor7nde print out almak uzere kirtasiyeci bpariyormus gib8 yapti, zavalli annesini arayip, bana da cevap olsun duye, annesini aradi ( konusuyorum demist8 ya) zavalli kadina pr8nt our nerden alabilirim diye sordu :)) o kadin da kirtasiye tavsiye etti…..uzerine acilen yazismalarini sildi eskielbezi ile olan, varsa o”asi suphelileri sildi uzerine arama kayitlarini sildi…..bu yazdiklarimi gorseydin “hayir” derdin ama senin artik ne hayirin ne de evetinin hukmu kaldi benim yasadig8m dunyada. ez cumle ded8m ki hadi su gercegi basitce bana anlat da ben de sana “senin sozun ve senin durusun tamam benim ic8n “ diyeyim ded8m, o ise artik neyin dogru ney8n yalan oldugunu karistirmis ve ortamin sarhoslugunu yasarken en kolay8 secti ve dedi ki budur digru ve final hikaye. Biliyor mus7nuz, bir soz soylerdim ama cok kizdi ilk dedig8mde, “birisinin akli ile dalga gececek iseniz, referansin8z kend8 akliniz olmasin” diye bir soz. Bunu soylemeyecegim ama sunu hatirlatacagim.
Ben hayvanatbahcesinde buyutulmus bir aslan olmadim hic. 17 yasimdan beridir vahsi dogada yasadim ve icgudulerim keskin, cenem de kaslarimda degme aslanin belini kiracak kadar kuvvetli. Bilirsin sen bunu. Ve seni sevmem ve ozenim, senin orayi hak etmenden cok senin oraya gelmeni istememden di. O hayvanatbahcesin8. steril ortaminda karsilakstigin kagittan kaplanlari ellerinden disiler8 alinirken sadece gozleri kan canagina donerken, ben oyle olmazdim. senin ne yaptigini ve mas7mca ney8 basarmaya calistigin8 biliyorum, unutma ki oglan8in gelisi ve onu gorememen zaten garip ardinda hikaye beklenmes8 gereken konuydu. Bu bile olsa, bu anlasilir ve benim anlayis gosterebilecegim seyken hem bogazina dizilmesi hem arkana bakmadan oyle alcaltici sekilde bir top yun yumagi gibi oynaniyor olman ve tirnaklarini kedinin istedig8 kada4 batirirsa batirsin yapabilecegin tek seyin yuvarlanmaktan oteye gitmedigini gormek ben8 uzdu. Ne demistik “iki olan cok olur” , ben simdi sana baktig8mda ne gormeliyim…..dun gordugumu mu yoksa bugun yuvarlanan az tecrubesi ile sagdan sola soldan saga yuvarlanan, yollarda nereye gittigini bilmeden krizi veya sok u veya paralize olmus beynini dusunme’ icin tekra4 ilistirmaya calisan bu zavalliyi mi gormeliyim.
Simdi basladim yeni bir paragrafa, simdi baktiginda bir evvel ki kartlar dagitildi, blofler cekildi ve kartla4 acildi. Sanir8m kasa kazandi, senin kazanmadig8na eminim, ve ben de ne kazandiysam da kazanmis hissetmiyotum. Simd8 eller8 tekra4 dagitiliyor, ve ellerimizde yeni kart seti gececek, ortadaki kartlara bakip en iy8 kombinasyonu cikartmaliyiz. Ne onerirsin? Ben eski eli oynamaktan cok sikildim. Eski beklentiler, stressler ve eski hastalikli habis urlar ile ugrasmaktan da cok sikildim. Daha iyi oynayabilir misin? Bilemiyorum. Arkadan croupier bagiriyor….”bets please”…..aaa farkediyorum artik poker oynamiyoruz….anliyorum ki rulet oynuyoruz….ve zaman cok dar, topu spin ediyor, en az uc defa donecek 9 top ve birazdan duyagiz “no more bets”…..simd8 soru su: 00 veya 0 oynamaya deger mi?
Bakiyorum son 3.5 yildir hic gelmemis….deger mi? deger mi 00 veya 0 a oynamaya? Deger mi sana oynamaya?
……….. duyulmak uzere……sessizlik var…duyulacak croupier ‘in sesi…”no more bets!! please” ve eli uzerinden gececek sanki havayi kesen bir bicak gibi rulet masasinin uzerinde …sagdan….sola….. soyle degecek mi? dogru ile baslamaya deger mi?
Bugun genel müdür olduğunu öğrenince inanılmaz gurur duydum ve öylesine mutlu oldum ki.
Birisiyle olan anıları illa o yitip gittikten sonra hatırlamak mı lazım? Bence öyle yapmamalı artık. Sık sık hatırlamalı. Ben o an hatırladım. Senin Bilka Siemens hp deki disiplinli ve azimli çalışmanı iş yolculuğunu uzaktan aralıklı bölümlerle takip eden biri olarak Allah’ın senin bu çabanı karşılık bırakmadığını görmek çok güzel. Takım elbiseleri çekmeler, team meetingler, sabah uçaklarına yetişmeler. Sürekli bir azim… İş disiplinin ve azmin benim için de bir örnek oldu bunu söylemek de sitedim.
Adonis
Ve o kadar çok yaşanmışlığım olan birisinin şimdi bu noktaya gelmesi. Sanki bizim mahalle takımı şampiyon oldu. Ve bu kadar çok anı biriktirdiğim, ((bekar zamanlarımızdan senin evli zamanlarına, askerlik sonrası bana kapını açmalarına, bitime tezime yardımlarına, 56K dialup modem seslerine kadar bir çok farklı şekilde hatırlayabilirim senle arkadaşlığımı) Her birisi öylesine değerli anılar ki.) bana abilik yapmaya çalışmış ve hem abi hem arkadaş da olmuş, aynı zamanda Porto Riko için aklına gelebilecek bir arkadaş olarak görmüş birinin şu anda ulaştığı yeri gördüğümde hissettiğim kelimelere sığmaz inan. Yani şampiyonluk sonrası devrik cümleler kuran sporcuların konuştuklarına benzediyse yazdıklarım, mutluluğumdandır. İleride derlerim ama sen de zaten oradaydın bu arkadaşlık anılarını biriktirirken. Ne anlatmaya çalıştığımı anlamışsındır. Allah yardımcın olsun seni utandırmasın, hak ve hukuktan da ayırmasın, içindeki o domates biber yetiştirmekle mutlu olan, filmleri beraber seyretmeyi seven, büyüdüğü toprakları hala içinde tutan halini unutturmasın. Sevgilerimle, Adnan